İNSANLA İLGİLİ ÂYETLER

 

Akıl konusunu insanı ve akibetini anlamak için başa almıştık. Şimdi İNSAN’a dönelim ve insanın yaratılışı ile ilgili âyetlere de bir bakalım:

        “Doğrusu ALLAH katında İsâ’nın durumu Âdem’in durumu gibidir. Onu topraktan yarattı. Sonra da ona “Ol”dedi. O da hemen oluverdi…” (Âl-i İmrân 3/59)

        “Allah’a nasıl küfrediyorsunuz ki ölü iken sizleri diriltti. Sonra sizleri yine öldürecek, sonra sizleri yine diriltecek, sonra da döndürülüp O’na götürüleceksiniz.” (Bakara 2/28)

        “Rahîmlerde sizlere dilediği şekli veren O’dur. Başka ilâh yok, ancak O vardır. Güçlü O’dur, hikmet sahibi O’dur.” (Âl-i İmrân 3/6)

        “Ey bütün insan kümeleri, sizleri bir tek kişiden yaratan sonra ondan eşini yaratıp ikisinden bir çok erkekler ve kadınlar üreten RABB’inize karşı gelmekten sakının! O Allah’a karşı gelmekten korkun ki siz O’nun ve rahîmlerin (akrabalık) hürmetine birbirinizden isteklerde bulunursunuz. Şüphesiz ki ALLAH , üzerinizde gözcü bulunuyor.” (Nisâ 4/1)

        “O, öyle bir yaratıcıdır ki sizi çamurdan yarattı, sonra bir eceli (ölüm zamanını) takdir etti.Bir ecel de (kıyâmet günü) O’nun katında adlandırılmıştır. Sonra da siz hâlâ şüphe ediyorsunuz.” (En’âm 6/2)

        “O sizi bir tek nefsten (Âdem’den) yaratandır. (Sizin için) bir kalma yeri, bir de emânet olarak konulacağınız yer vardır. Anlayan bir toplum için âyetleri ayrıntılı bir şekilde açıkladık.” (En’âm 6/98)

        “Andolsun sizi yarattık, sonra size şekil verdik, sonra da meleklere, Âdem’e secde edin! diye emrettik. İblis’in dışındakiler secde ettiler. O secde edenlerden olmadı.” (A’râf 7/11)

        “Sizi bir tek candan (Âdem’den) yaratan, ondan da yanında huzur bulsun diye eşini (Havvayı) yaratan O dur. Eşi ile (birleşince) eşi hafif bir yük yüklendi (hâmile kaldı) . Onu bir müddet taşıdı. Hâmileliği ağırlaşınca RABB’leri ALLAH’a: “Andolsun bize kusursuz bir çocuk verirsen muhakkak şükredenlerden olacağız. diye dua ettiler.” (A’râf 7/189)

        “Andolsun biz insanı kuru bir çamurdan, şekillenmiş (biçimlendirilmiş) kara balçıktan yarattık.” (Hicr 15/26)

        “Ve düşün o vakti ki RABB’in meleklere “Ben kuru bir çamurdan biçimlendirilmiş bir balçıktan bir beşer yaratacağım.” (Hicr 15/28)

        “İnsanı bir damla sudan yarattı. Birde bakarsın ki o, açık bir düşman kesilmiş.” (Nahl 16/4)

        “Allah sizlere kendi cinsinizden eşler yarattı. Eşlerinizden oğullar ve torunlar verdi. Ve sizi hoş hoş ni’metlerle rızıklandırdı. Onlar, şimdi bâtıla inanıp da ALLAH’ın ni’metine nankörlük mü ediyorlar.” (Nahl 16/72)

        “Düşünmediler mi ki gökleri ve yeri yaratmış olan Allah , kendilerinin benzerini yaratmaya da kadîrdir! Allah, onlar için bir vâde takdir etti. Bunda şüphe yoktur. Ama zâlimler inkârcılıktan başkasını kabüllenmediler.” (İsrâ 17/99)

        “….. Daha önce sen hiçbir şey değilken seni de yaratmıştım, buyurdu…” (Meryem 19/9)

        “İnsan düşünmez mi ki daha önce, o hiçbir şey olmadığı hâlde Biz kendisini yaratmışızdır.” (Meryem 19/67)

        “Sizi topraktan yarattık, yine ona döndüreceğiz ve yine sizi ondan bir kere daha çıkaracağız.” (Tahâ 20/55)

        “Ey insanlar! Eğer yeniden dirilmekten şüphede iseniz, şunu bilin ki biz sizi topraktan, sonra nutfeden (sperm), sonra alâkadan (aşılanmış yumurtadan) , sonra uzuvları (önce) belirsiz sonra (belirlenmiş) canlı et parçasından (uzuvları zamanla oluşan ceninden) yarattık ki size (kudretimizi) gösterelim.Ve dilediğimizi, belirlenmiş bir süreye kadar rahîmlerde bekletiriz; sonra sizi bir bebek olarak dışarı çıkarırız, sonra güçlü çağınıza uluşmanız için (sizi büyütürüz) içinizden kimi vefât eder; yine içinizden kimi de ömrünün en verimsiz çağına kadar götürülür; ta ki bilen bir kimse olduktan sonra bir şey bilmez hâle gelsin. Sen yeryüzünü de kupkuru ve ölü bir hâlde görürsün; fakat biz, üzerine yağmur indirdiğimizde, o kıpırdanır, kabarır ve her çeşitten (veya çiftten) iç açıcı bitkiler verilir. Çünkü Allah hakkın ta kendisidir. O, ölüleri diriltir yine O herşeye hakkıyla kadîrdir.” (Hac 22/5-6)

        “…. İnkâr edenler, göklerle yer bitişik bir hâlde iken bizim, onları birbirinden kopardığımızı ve her canlıyı sudan yarattığımızı görüp düşünmediler mi? Yine de inanmazlar mı?” (Enbiyâ 21/30)

        “Allah (celle celâluhu) her canlıyı sudan yarattı. İşte bunlardan kimi karnı üstünde sürünür., kimi iki ayağı üstünde yürür, kimi dört ayağı üstünde yürür. Allah (celle celâluhu) dilediğini yaratır; şüphesiz Allah (celle celâluhu) her şeye kadîrdir.” (Nur 24/45)

        “Andolsun biz insanı; çamurdan (süzülüp çıkarılmış) bir özden yarattık.” (Mü’minun 23/12)

        “Sonra nütfeyi alâka (aşılanmış yumurta) yaptık. Peşinden alâkayı bir parçacık et hâline soktuk; bu bir parçacık eti kemiklere (iskelete) çevirdik, bu kemikleri etle kapladık. Sonra onu başka bir yaratışla insan hâline getirdik. Yapıp yaratanların en güzeli olan Allah pek yücedir.” (Mü’minun 23/14)

        “Sizi yeryüzünde yaratıp yapan O’dur, hep O’nun huzurunda toplanacaksınız.” (Mü’minun 23/79)

        “Sudan bir insan yaratıp da ona bir soy ve hısımlık getiren O’dur. RABB’inin her şeye gücü yeter.” (Furkân 25/54)

        “O ölüden diriyi çıkarır, diriden de ölü çıkarır ve toprağa ölümünden sonra hayat verir. Sizlerde işte öyle çıkarılacaksınız.” (Rum 30/19)

        “Yine O’nun sizi topraktan yaratması (yüce kudretine delâlet eden) âyetlerindendir ki , sonra da siz şimdi bir beşersiniz, yayılıp duruyorsunuz.” (Rum 30/20)

        “ALLAH her şeye gücü yeten ki , sizi bir güçsüzden yaratmakta, sonra güçsüzlüğün arkasından kuvvet vermekte; sonra da kuvvetin arkasından güçsüz ve ihtiyâr yapmaktadır. Dilediğini yaratıyor; O, öyle her şeyi bilen, herşeye gücü yetendir.” (Rum 30/54)

        “Muhakkak ALLAH; evet kıyâmete (dair) bilgi sedece O’nun yanındadır; yağmuru o yağdırır, rahîmlerde ne var O bilir. Hiçbir kimse yarın ne kazanacağını bilmez. Hiçbir kimse hangi yerde öleceğini de bilemez. Şüphesiz ki ALLAH herşeyi bilir, herşeyden haberdârdır.” (Lokman 31/34)

        “O ki yarattığı herşeyi güzel yarattı ve insanı yaratmaya da bir çamurdan başladı” (Secde 32/7)

        “Sonra onu düzenli bir şekle sokup, içine kendi ruhundan üfledi ve sizin için kulaklar, gözler, kalbler, yaratmıştır. Ne kadar az şükrediyorsunuz!” (Secde 32/9)

        “ALLAH sizi (önce) topraktan, sonra meniden yarattı. Sonra sizi çiftler (erkek-dişi) kıldı. O’nun bilgisi olmadan hiçbir dişi ne gebe kalır, ne de doğurur. Bir canlıya ömür verilmesi de, onun ömründen azaltılması da mutlaka bir kitabdadır. Şüphesiz bunlar, ALLAH’a kolaydır.” (Fâtır 35/11)

        “Yerin bitirdiklerinden, insanların kendilerinden ve henüz mâhiyetini bilmedikleri şeylerden bütün çftleri yaratan ALLAH’ı tesbih ve takdis ederim.” (Yâsîn 36/36)

        “İnsan görmez mi ki biz onu meniden yarattık. Birde bakıyorsun ki apaçık düşman kesilmiş!” (Yâsîn 36/37)

        “Şimdi sor onlara! Yaratma bakımından onlar mı daha zor, yoksa bizim yarattığmız (insanlar) mı? Şüphesiz ki kendilerini yapışkan (cıvık) bir çamurdan yarattık.” (Sâffat 37/11)

        “RABB’in meleklere demişti ki Ben muhakkak çamurdan bir insan yaratacağım. Onu tamamlayıp içine de ruhumdan üfürdüğüm zaman derhâl ona secdeye kapanın! Bütün melekler toptan secde ettiler yalnız İblis secde etmedi. O büyüklük tasladı ve kâfirlerden oldu.” (Sad 98/71-74)

        “İblis, ben ondan hayırlıyım! Beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın, dedi” (Sad 38/769)

        “ALLAH sizi bir tek nefsten (Âdem’den) yarattı, sonra ondan da eşini yarattı. Sizin için hayvanlardan sekiz eş meydana getirdi. Sizi de annelerinizin karınlarında üç katlı karanlık çeşitli safhalardan geçirerek yaratıyor. İşte bu yaratıcı, RABB’iniz ALLAH’dır. Mülk O’nundur. O’ndan başka ilâh yoktur. Öyleyken nasıl oluyor da (O’na kulluktan) çevriliyorsunuz?” (Zümer 39/6)

        “Yeri sizin için yerleşim alanı, göğü de bir bina kılan, size şekil verip de şeklinizi güzel yapan ve sizi temiz besinlerle rızıklandıran ALLAH’dır. İşte ALLAH sizin RABB’inizdir. Âlemlerin RABB’i ALLAH, yücelerden yücedir.” (Mü’min 40/64)

        “Sizi topraktan, sonra meniden, sonra alâkadan yaratan sonra bebek olarak çıkaran, sonra sizi güçlü kuvvetli bir çağa erişmeniz, sonra da ihtiyarlamanız ki içinizden daha önce vefât edenler de vardır. Ve belli bir vakte ulaşmanız için sizi yaşatan O’dur. Umulur ki düşünürsünüz.” (Mü’min 40/67)

        “De ki: Gerçekten siz, yeri iki günde yaratanı inkâr edip ,O’na ortaklar mı koşuyorsunuz? O, âlemlerin RABB’idir.” (Fussilet 41/9)

        “Sizin yaratılışınızda ve (ALLAH’ın) yeryüzünde yaydığı canlılarda, kesin olarak inanan bir toplum için ibret verici işâretler vardır.” (Casiye 50/16)

        “Andolsun insanı biz yarattık ve nefsinin kendisine fısıldadıklarını biliriz ve biz ona şah damarından (habli’l-verid) daha yakınız.” (Kaf 50/16)

 
        “Acaba onlar herhangi bir yaratıcı olmadan mı yaratıldılar? Yoksa kendilerimi yaratıcıdırlar?” (Tûr 52/35)

        “Şurası muhakkak ki (rahîme) atıldığında nutfeden, erkek ve dişiden ibâret olan iki çifti O yarattı.” (Necm 53/45-46)

        “Biz, herşeyi bir ölçüye göre yarattık.” (Kamer 54/49)

        “Rahmân Kur’ân-ı öğretti. İnsanı yarattı. Ona açıklamayı öğretti.” (Rahmân 66/1-4)

        “Allah insanı pişmiş çamura benzeyen bir balçıktan yarattı” (Rahmân 55/14)

        “Onları yeniden, yepyeniden yarattık.” (Vâkıa 56/35)

        “Sizi biz yarattık. Tasdik etmeniz gerekmez mi? Söyleyin öyleyse (rahîmlere) döktüğünüz meni nedir? Onu siz mi yaratıyorsunuz, yoksa yaratan Biz miyiz?” (Vâkıa 56/57-59)

        “Sizi yaratan O’dur. Böyle iken kiminiz kâfir, kiminiz mü’mindir.ALLAH yaptıklarınızı görendir.” (Tegâbûn 64/2)

        “Oysa, sizi türlü merhalelerden geçirerek O yaratmıştır.” (Nûh 71/14)

        “Ve Allah, yerden ot bitirir gibi sizi yetiştirdi. Sonradan sizi onda geri çevirecek ve sizi bir çıkarış daha çıkaracaktır.” (Nûh 71/17-18)

        “O (döl yatağına) akıtılan meninin içinden nutfe (sperm) değil miydi? Sonra bu, alâka (aşılı yumurta) olmuş, derken ALLAH (celle celâluhu) onu (insan biçiminde) yaratıp şekillendirmişti (tesviye etti) . Ondan da iki eşi yaptı; Erkek ve dişi !…” (Kıyâmet 75/37-39)

        “İnsan üzerinden, henüz kendisinin anılan bir şey olmadığı uzun bir süre geçmedi mi? Gerçek şu ki biz insanı katışık bir nutfeden (erkek ve kadının dölünden) yarattık; onu imtihan edelim diye kendisini işitir ve görür kıldık.” (İnsan 76/1-2)

        “(Ey insanlar!) Biz sizi dayanaksız bir sudan yaratmadık mı? İşte o suyu, belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirdik.” (Mürselât 77/20-22)

        “Sizi yaratmak mı daha güç yoksa gökyüzünü yaratmak mı, ki onu ALLAH (celle celâluhu) bina etti, onu yükseltip düzene koydu. Gecesini kararttı, gündüzünü ağarttı.” (Nazi’ât 79/27-29)

        “Allah onu neden yarattı? Bir nutfeden (sperm) yarattı da ona şekil verdi. Sonra ona yolu kolaylaştırdı.” (Abese 80/18-20)

        “İnsan neden yaratıldığına bir baksın! Atılan bir sudan yaratıldı. (o su) sırt ile göğüs kafesi arasından çıkar, işte ALLAH (başlangıçta bu şekilde yarattığı) insanı tekrar yaratmaya da kadîrdir.” (Târık 86/5-8)

        “Andolsun ki biz insanı (yüzyüze geleceği nice) zorluklar (sıkıntı) içinde yarattık.” (Beled 90/4)

        “İncire, zeytine, Sinâ Dağı’na ve şu emin beldeye yemin ederim ki biz insanı en güzel biçimde yarattık. Sonra onu aşağıların aşağısına indirdik.” (Tîn 95/1-2)

        “Yaratan RABB’inin adıyla oku! O insanı bir aşılanmış yumurtadan yarattı” (Alâk 96/1-2)

(Alâk 96/1-2)Azîz kardeşim, kelâm, Kelâmullah…Kur’ân-ı Kerîm’imizden HAKK (celle celâluhu)‘nun hilkat haritasının ana röper noktalarından bazılarını arzettim. Tafsilâtını Müfessir Efendilerimiz hazırlamışlar, bize faydalanmak kalmış. Ne varki günümüz insanının vakti bu işe gerçekten sınırlı, biz sadece insan yaratılışıyla ilgili; âyeti celileleri taradık… İnsanı halife kılmasıyla ilgili âyetli celilelerden bazılarını da sunduk. Bedenimiz ki beden tüm şahsiyet unsurlarımızı ihata etmiş, câmi’ olmuş, çevrelemiş, içinde derc etmiş bir letâifimizdir. Beşer sûretinde zuhûr eden kişi tam teşekküllü bir insandır. Tüm letâifleriyle birlikte imtihana hazır ve imtihan meydanındadır. Halk ve Emr, Zâtî âlâsına mahsus olan ALLAHÜ ZÜ’L-CELÂL:

        “Şüphesiz ki RABB’iniz gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra Arş’a istivâ’ eden, geceyi durmadan kendisini kovalayan gündüze bürüyüp örten, güneşi, ayı ve yıldızları emrine boyun eğmiş durumda yaratan ALLAH’dır. Uyanık olup bilesiniz ki yaratmak da emretmek de O’na mahsustur. Âlemlerin RABB’i ALLAH ne yücedir.” (A’râf 7/54)

Arş, “kûn: ol!” buyuranla, olan arasındaki en ince sırdır. Tıpkı aynanın ardındaki sır gibi… Bütün mevcûdat bu sırrın önündeki görüntülerdir. RABB’ımızın razı olduğunun şehâdet âlemine çıkış sınırı olan Arş’ı sistemi içinde en üst seviyede halk eden (istivâ’) ALLAHÜ ZÜ’L-CELÂL karşısında mahlûkatı; bir resmin , ressamı elindeki durumu gibidir.

Var olan insanın bir fiili işlemesi için üç safha vardır:
        a- o fiili dilemesi,
        b- o fiili işleyecek âlet edevâtının olması,
        c- o fiili işleyebilme gücü ve işlemeyi başarması…

1- Bedensel Halkedişler : Yukarıdaki âyet-i celilelerle; beden denilen görünür-görünmez sayısız âlet ve edevâtla mücehhez cismî varlığımızı nasıl halkettiğini ALLAHÜ ZÜ’L-CELÂL bildirmiştir.

2- Niyetlerin Halkedilmesi : Bakınız, hüsn-i niyyet (iyi niyyet) ve sû-i niyyet (kötü niyet) dediğimiz iç dilemelerimizi dahi ALLAHÜ ZÜ’L-CELÂL halk etmektedir. Çünkü her türlü halk ve emr ona aittir. Bize ise sadece niyeti tercih kalıyor:

        “Şu da var; ALLAH dilemedikçe, hiçbir şey dileyemezsiniz. Çünkü her şeyi bilen hikmet sahibi ancak ALLAH’dır.” (İnsan 76/30)

        “Fakat âlemlerin RABB’i olan ALLAH dilemeyince siz dileyemezsiniz.” (Tekvîr 81/29)

3- Fiillerin Halkedilmesi : Fiillerin de halk edilmesi aslında ALLAH’a (celle celâluhu) aittir…

        “Sonra, onları siz öldürmediniz, fakat onları ALLAH öldürdü; attığın zamanda sen atmadın. Lâkin ALLAH attı. Bu da mü’minlere güzel bir imtihan geçirtmek içindi. Gerçekten ALLAH (celle celâluhu) işitendir, bilendir.” (Enfal 8/17)

        İçte, enfüsde, merkezde, şah damarımızdan (hayata bağlayan tek ipimizden) daha yakın (içerde) olan (Kaf 50/16 bkz.) … Dışta, âfâkta muhitte ise küllî şeyi ihata etmiş, kapsamış, yutmuş olan (Nisâ 4/126 bkz.) ALLAHÜ ZÜ’L-CELÂL bizi, niyetlerimizi ve fiillerimizi yaratandır. Çünkü eşsiz, benzersiz ve zıdsız El HALLAK (celle celâluhu)‘dur …

Azîz kardeşim,
Mesnedsiz söz, yalana; mesnedsiz din, bi’dat ve küfre; mesnedsiz tasavvuf ise er geç zındıklığa, yâni hayal içinde hayalle, hüsrana ulaşır Allah korusun…

Bu çok çetrefilli ve çetin kulluk imtihanında, İblis diye birisi halkedilmiş ki insanoğlunu saptırmakta her yolu denemeye izinlidir.         

Fısk-ü-fücüra sürükleyemez ise “ALLAH, ALLAH!…”diye de yoldan çıkarmaya cehdeder, çabalar.

        “Ey insanlar, RABB’inizden korkun ve öyle bir günü sayın (ürperti duyun) ki baba çocuğundan (taraf) bir şey ödeyemez; evlâd da babasından taraf bir şey ödeyecek değildir. Muhakkak ALLAH’ın va’di gerçektir. O hâlde sakın dünya hayatı sizi aldatmasın ve sakın o mağrur şeytân sizi ALLAH’a (affına) güvendirerek aldatıp cehenneme sürüklemesin!…” (Lokman 31/33)

        “Ey insanlar! ALLAH’ın va’di gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın ve o aldatıcı (şeytân) da ALLAH hakkında sizi kandırmasın…” (Fâtır 35/5)

        “Ve de ki: RABB’im şeytânların kışkırtmasından sana sığınırım, onların yanımda bulunmalarından da sana sığınırım RABB’im.” (Mü’minun 23/97-98)

ALLAH korusun sâlih amelleri işlerken riyâya düşmekten ve her kötü ameli (seyyiâtı) işlemeye devâm edip de “ALLAH (celle celâluhu) Kerîmdir!” deyip, devâmda ısrarın sonu hüsrandır… İnsanın; aklı, fikri, şuûru ve her şeyiyle Sıddık Muhammedî olmasından gayri yolların sonu, şeytâna çıkıyor maalesef!!… Muhammedî şuûru idrak, teslimiyyet; iştirak ise istikamettir.

 

MUHAMMEDİ OLAN

Muhabbet mestlik mihengi
MUHAMMEDÎ AŞK âhengi
“RABB RIZASI”n yedi rengi
AL’ı… MUHAMMEDÎ olan…

 

RABBÜ’l-VEDÛD’dan verilen
“SIR SOFRASI”na serilen
Birbir çiçekten derilen
BAL’ı…MUHAMMEDÎ olan…
KökELEST, Meyvesi HAŞİR
ARZ’dan ARŞ’ına ulaşır
Salât- ü-salâvât taşır
DAL’ı… MUHAMMEDÎ olan…
Âyet- ü- Hadis: Akvâli
Sâlih a’mâli – ef’âli
Hûsnü’l-Hulûk’un Kemâli
HÂL’i… MUHAMMEDÎ olan…
Kalbler muhabbetle erir
AŞK, Âşığa yol gösterir
HAKK’tan alır halka verir
MAL’ı… MUHAMMEDÎ olan…
Muhabbetin “Meşk Mir’ât”ın
“Sırr-ı sıfır”ı SIRAT’ın
Dört mıhı, Tevhid KIRAT’ın
NAL’ı… MUHAMMEDÎ olan…
TEVHİD, tohum… Şehâdet, taç
ARZ’dan ARŞ’a… Âşık , ağaç
Cihândan Cennet’e araç
“Sal”ı!… MUHAMMEDÎ olan…
Dizilerler katar katar
HAKK’la doğar-HAKK’la batar
Kendi atmaz ALLAH atar
“El”i… MUHAMMEDÎ olan…
“Semiğnâ!” sesin uyanır
“Ateğnâ!”sın Sistem tanır
Câhil cehâlette, sanır
DELİ… MUHAMMEDÎ olan…
Ciddîyet, işin başıdır
Yüreği, sabır taşıdır
KERBELÂ’ya göz yaşıdır
SELİ… MUHAMMEDÎ olan…
“RESÛLULLAH AHDİ”n korur
“HAKK”ın hududunda durur
Muhabbet mızrabın vurur
TEL’i… MUHAMMEDÎ olan…
HAKK’ın Halkın, sesin keser
“RESÛL RIZASI”n müyesser
Her seher RAVZA’dan eser
YEL’i… MUHAMMEDÎ olan…
AŞK ile AKL’ını aşar
ARZ’dan ARŞ’a AŞK’la taşar
                                Korkusuz-hüzünsüz yaşar        (Zuhruf 43/68)
VELÎ… MUHAMMEDÎ olan…
HASANÎ: Hûlefâ câmî’
HÛSEYNÎ’ler: AŞK İMÂMI
“SILA”ya, salât-selâmı
                                                DİL’i. MUHAMMEDÎ olan…         (Duhân 44/58)

“Hevâ – Heves”inden iner
“RIZA BURAKI”na biner
HAKK’tan HAKK’a, HAKK’la döner
MİL’i… MUHAMMEDÎ olan…
Sinesinde yanardağ var
“Tecrimen tahtihe’l…” kaynar
Tevhid ile çalar-oynar
ZİL’i… MUHAMMEDÎ olan…
HAKK’tan HAKK’a, HAKK’ı taşır
Dokunana HAKK bulaşır
El-elele HAKK’a ulaşır
YOL’u… MUHAMMEDÎ olan…
Cümle cisim cemi’ CAN’da
Can’ın canıysa, CANAN’da
Sanırsın ki şu cihânda
ÖLÜ… MUHAMMEDÎ olan…
RABB-Ü-BİRRUN’a, “belâ!”sı
Dârü’s-selâm’a, selâ’sı
Kün fe- yekûn Kerbelâsı
ÇÖLÜ… MUHAMMEDÎ olan…
Seven-sevilen biridir
Sözü, özünde diridir
Bencileyin KITMİRÎ’dir
ÇULU… MUHAMMEDÎ olan…
Kıyam Kevseri sevilen
RIZA RÜKÛ’un eğilen
SUBHAN’a SECDE’sin bilen
KULU… MUHAMMEDÎ olan…
HABİBULLAH, HAKK Hamuru
CAN bulan çile çamuru
RAZVA’sın RIZA TOMURU
GÜLÜ… MUHAMMEDÎ olan…
Başkasın sırtın dayanmaz
HAKK’tan gayrin adın anmaz
Burda yandı, orda yanmaz
KÜLÜ… MUHAMMEDÎ olan…
KUL İHVÂNÎ izin izler
Gölgeliler gölgesizler
İz sürer izini gizler
TÜLÜ… MUHAMMEDÎ olan…

About these ads

16 Yanıt so far »

  1. 1

    serap said,

    ya arkadaslar bnm istedıgım ayetrler insanın üstünlüğü ve yaradılısı ıle ılgılı olcak lütfen bana yardımcı olun coook önmlı bi ödev yardm etmezsenoız eger ….

  2. 2

    caner said,

    yha arkadaş benimki de insanla ilgili ama evrene karşı sorumlulukları

    • 3

      berracık said,

      bunda insanla ilgili hiç bişey yokyaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
      böyle

  3. 4

    killer said,

    banada insanla ilgili ayetler lazım….

  4. 5

    Anonim said,

    banada insan-insan

  5. 7

    Anonim said,

    offfffffffffffffffffffff

  6. 8

    Furkan said,

    bune hiç beğenmedim

  7. 10

    fyvujrftujfj said,

    ççççççççççooooooookkkkkkkk iiiyyyyyyyyyiiiiiiiiiiiii

  8. 12

    Anonim said,

    inanılmaz güzel

  9. 14

    berracık said,

    benim tam aradığım yer çok da güzel

  10. 15

    bilmem ne ki? said,

    aradığımı pek bulamadım

  11. 16

    selenay said,

    aradığımı bulamadm ki


Comment RSS · TrackBack URI

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: